İçimi Döktüm Kendimi Yazdım Postaladım Sana | Yusuf Kayseri

Gırgır, Limon, Hıbır, HBR Maymun, Limon, Leman, Penguen, Uykusuz…

Yukarıdaki isimler muhtemelen tanıdık gelmiştir. 1970’li yıllardan günümüze bölünerek çoğalan mizah dergilerimizin bazılarının isimleri. Günümüzde işi komedyen olmayanların; arkadaş arasında, sosyal medya’da, otobüste, aile arasında iyi komiklikler yapmasının sebeplerinden biri.

Başka sebepleri de var elbette bu dipten gelen mizah duygusunun. Öncelikle kanımızda var. Nasreddin Hoca var mesele tarihimizden, Karagöz ile Hacivat ismiyle de bilinen Gölge Oyunu ve Kavuklu ile Pişekâr’ın olduğu Orta Oyunu kanımıza işlemiş.

Bir de hem görsel, hem de işitsel olarak evlerimize giren, çocuk-yaşlı demeden şahit olabildiğimiz bir dizi vardı.

Yukarıdaki dergilerin bazılarında çalışmış olan Can Barslan’ın yazdığı, Haluk Bilginer, Nilüfer Açıkalın, Selim Naşit, Leman Çidamlı ve Necdet Yakın ana kadrosu ile evimize konuk olan Gülşen Abi.

Hala kullanılmakta olan bazı esprilere ilk kez Gülşen Abi’de şahit olduk. İyi de Gülşen ve Abi kelimeleri nasıl olur da yanyana gelir. Bilmeyenler ve unutanlar için hatırlatmak için Ozan Doğulu’nun bestelediği, Kenan Doğulu’nun söyledi şarkının sözlerinden düşeyim yola.

“Gülşen Abi, yani bizim Abidin,
Derdime bir çare.
İçimi döktüm, kendimi yazdım,
Postaladım sana.

Derdin mi var, yazsana sen de
Sırrın mı var, e, postala sen de
Kapkara kutu, çare suyu
Gülşen Abla”

Sözlerden de anlaşılabileceği üzere, Haluk Bilginer’in canlandırdığı Abidin, yerkürenin en ilginç gazetelerinden biri olan Haberin Olsun’da işe başlar. Gülşen Abla adı ile gelen okuyucu mektuplarına yanıt vermektedir. “Gülşen Ablalık Müessesesi” ciddi olmak ile birlikte gazete tarihimizde anneden kıza geçen Güzin Abla’ya atıf yapmaktadır. “Abla”lığa tek örnek bu değildir elbette, bir televizyon programında Tuluğ Çizgen de “Abla”lık yapmıştır. Abidin ise, “Ablalık Müessesesi”nin tek erkek temsilcisidir.

Gülşen Abi’ye tekrar dönmek gerekirse…

Abidin ile aynı gazetede çalışan Sevda ile nişanlıdır. Sevda’yı; 2010’lu yıllarda söylediği şarkılarla da karşımıza çıkacak, tiyatro oyuncusu ve öykü yazarı titrelerine sahip Nilüfer Açıkalın canlandırmaktadır. Sevda ile Abidin’in ilişkilerinin mutlu sonla bitemeyip bizim kerevetine çıkamamamızda; Abidin’in şanssız olması ve Sevda’nın babasının “ciddi” damat istemesi olarak belirtmek mümkün.

Dizinin bir bölümünde; Sevda, pişmaniyeden yapılmış peruk haberi için getirdiği peruğu Abidin’in üzerinde tatbik eder fotoğraf çekmek için. O sırada -Necdet Yakın’ın canlandırdığı- Sevda’nın babası odaya girer. Oda demişken, Haberin Olsun gazetesinde Gülşen Abi ve yardımcısı pembe bir odada çalışmaktadır. Hem odanın rengi, hem de pişmaniyeden yapılmış peruğu takan damat adayını gördüğünde Sevda’nın babası çılgına döner… Bunun gibi bir sürü “talihsiz” an nişanlılığın devam etmesine neden olmaktadır.

Abidin’in annesine gelecek olursak… Her anne evladını korur. Abidin’in annesi ise her annenin korumasının toplamı kadar korur “küçücük evladını”. Yumurtasını, sütünü, pekmezini eksik etmez Abidin’in. Kış mevsiminde bile olunsa, Abidin’in terlemesi ihtimaline karşı evladının sırtından eksik etmez havluyu, Leman Çidamlı’nın canlandırdığı Anne karakteri.

Belki de bu dizinin değil, dünya dizi tarihin en “nevi şahsına münhasır” karakteri ise Asım Bey’dir. Selim Naşit’in can verdiği Asım Bey, gazetenin Yazı İşleri Müdürü olsa da en büyük özelliği paraya karşı beslediği derin sevgidir. Para için, makam odasında bakkal dükkanı işlettiğine -ki gazete çalışanlarına söz konusu bakkaldan alışveriş yapmaları için zorladığı görülmüştür-, eve ikinci (daha doğrusu üçüncü {yaz tatildeki oğlunu komi olarak lokantada çalıştırmaktadır} bir maaş gelsin diye karısını meyve-sebze halinde hammallıktan, dozer operatörlüğüne kadar çeşitli işlerde çalıştırmayı düşündüğe, geveze bir arkadaşını telefonla aramak zorunda kaldığında eliyle telefonda parazit varmış gibi sesler çıkarttığını ve kendisini aramasını rica ettiğine şahit olmuştu Gülşen Abla’yı izleyenler.

Zaman içerisinde pembe odaya Abidin’in yardımcılığını yapmak için Yıldıray Şahinler, Erdal Küçükkömürcü ve Olgun Şimşek kadroya dahil olmuştur. Şahinler ve Küçükkömürcü Nejat ve Nihat isminde akıl noksanı iki kuzeni canlandırsa da Olgun Şimşek’in canlandırdığı karakter diğer ikisine nazaran oldukça zekidir.

25-30 dakikalık mizah yetmediyse izleyenlerine son bir iyilik yapar dizi. Diziye konuk olmuş çare arayanı ve dizi karakterlerinden birkaçının sonrasını birkaç cümle ile bize bildirirler. Diziyi ya da sonunu merak edenleri, video denildiğinde akla gelen internet sitesine veya dizinin verildiği televizyonun “Arşiv” sitesine davet ederim.

About the Author:

avatar
Bu içerik, ‘Konuk Yazan’ tarafından yaratılmıştır. Teneffüshane'ye konuk olan dostlarımızın yazı ve paylaşımları “Konu Komşu” adıyla sitemizde yayınlanmaktadır. Siz de yazınızın Teneffüshane'de yayınlanmasını isterseniz öykü, atipik yazı, kültür-sanat-seyahat yazılarınızı ve şiirlerinizi bilgi@teneffushane.com ve editor@teneffushane.com adreslerine gönderebilirsiniz. Editör onayından geçen yazılarınız Teneffüshane'de yayınlanacaktır. Keyifli okumalar!

Leave A Comment

%d blogcu bunu beğendi: