Teneffüshane’den herkese merhaba!

Bizi her nerede okuyor veya dinliyorsanız, sayfamıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz!
İyi ki geldiniz, misafirimiz oldunuz! Uzun zamandır Misafir Ol Gel Banabölümümüz için sesli kayıt çekemiyorduk. Bilirsiniz, hayat koşuşturması içinde, hadi iki neyse de, üç ya da dört kişinin bir araya gelebilecek zaman bulabilmesi pek de öyle kolay olmuyor artık eskisi gibi… Fazla mı hızlı yaşıyoruz hayatı artık? Fazla mı koşuşturuyoruz, koşturmaktan uzaklaşıyoruz? Hadi o zaman bir dur diyelim, hatta geriye dönelim, o en saf, en sade, en sakin halimize… Çocukluğumuza…

Çocukken ben… diye başlayalım söze 😉

Zeynep’i bugüne kadar hep yazılarıyla tanıdınız, zeynepalper adıyla okudunuz onu ve şimdi kırmadı bizi sohbetimize geldi, misafir oldu 🙂 Çok da güzel çok da keyifli oldu değil mi? Umarız siz de bizim kadar keyif almış, hatta keyif almakla da kalmayıp çocukluk günlerinize, o eski tatlı anılara dönmüşsünüzdür bizimle birlikte 🙂 Anne mutfağının kurabiye kokulu anılarına, Şirin Baba’lı günlere, çocukluk hayallerine…

Deniz & Simge & Zeynep

Ben çocukken… diye başlasa cümle, siz sonunu nasıl getirirsiniz?

Aşağıdaki yorum bölümüne, “Ben çocukken…” cümlelerinizi bekliyoruz sabırsızlıkla!
Hangi oyunu severdiniz mesela? En iyi oyun arkadaşınız kimdi?
En mutlu olduğunuz anı, yüzünüzü kocaman gülümseten o anı hatırlıyor musunuz? Küçük mutluluklardı o zamanlar yüzümüzü en çok gülümsetenler, kalbimizi en çok gümletenler…
Neyi özlüyorsunuz peki en çok?
Hadi kapatın gözlerinizi… Düşünün, hayal edin, sonra da inanın! Çünkü çocukken inanırdık biz! Sevgiye, umuda, mucizelere…

Sevgiyle kalın,
Mutlulukla…
Ve içinizdeki çocukla! 😉

Teneffüshane
Simge & Deniz