ÖYKÜHANE2019-09-06T09:55:57+00:00

Tinder Crush | Elif Çubuk

Kötü cadının, iğne yapraklı ormanının dehlizlerine sakladığı karlar ülkesinin kaybolmuş prensesi gibi uzaklardan beni çağırıyor gözlerin… Büyülendim… İçerisi çok kalabalık, adım atmak bile zor. Selin’i izleyerek bara ulaşmaya çalışıyorum. Uğraşlar sonucunda içkilerimizi alabiliyoruz. -- Ne kadar kalabalık burası böyle ama doğru dürüst tip yok. O kadar da [...]

By |Ağustos 6th, 2018|Öykü|

Postacı | Başak Arslan

“Yeter abla! Benden bu kadar. Artık kendine yeni bir postacı bul.” Her seferinde söylene söylene getirirdi mektuplarımı Ceyhun. Bu son diye de alıp götürürdü. Kimi gün gazoz, kimi gün horoz şekeri, kimi gün de leblebi tozuna tav olurdu. On dokuz yaşımdaydım. Ortaokul bittiğinden beri iki sokak ötemizde [...]

By |Temmuz 24th, 2018|Öykü|

Ben Bir Katilim | Elif Ahi

Sessiz bir sokaktayım. Ürkütmüyor eskisi kadar beni bu karanlık caddeler. Alıştım berduşluğa, şerefimi kaldırım taşı gibi yere sabitledim. Namussuz bir adam oldum, güle güle günah işledim. Canımı hissedemez oldum, Yaradan’ın verdiği canı hissizleştirdiğimden. Güneşten önce doğuyorum gökyüzüne, ama o da aydınlanınca tanımıyor beni. Sisli bir ormandayım. Normal [...]

By |Haziran 26th, 2018|Öykü|

Bir Tuhaf Hüzün Saklı Gözlerinde | Nil Aylin Aydın

Sabahın beşi, yatağında bir sağa bir sola dönüyor adeta debeleniyordu Hasan. Bir soğuk ter boşalıyordu boynundan sırtına doğru, ince erimiş bir buz gibi. Yarı uyumak ile uyumamak arasında bir gel git. Ne olduğunu kendi de bilmiyordu. Yatağından doğruldu, başucunda duran ağzı çay tabağı ile kapalı bardağından bir [...]

By |Haziran 17th, 2018|Öykü|

Beddua | Başak Arslan

Teyzem ayağını bir yukarı bir aşağı sallayarak: “Sırtını bit yesin, ekmeğini it yesin Nusret” diyor. Ne zaman çok sinirlense ayağını hep böyle sallar, sallar, sallar... Bedduaları ardı arkasına sayar, sayar, sayar... Öyle çok sallar ve sayar ki gidip ayağını tutmak, kollarından sarsmak, sallama artık diye bağırmak gelir [...]

By |Haziran 5th, 2018|Öykü|

Kaos | Deniz Pekgenç

Tabancayla göz göze gelince kollarını havaya kaldırdı. Bilinçsiz bir hareketti. Korkudan ya da ne yapacağını bilemediğinden ya da sırf, filmlerde öyle gördüğündendi belki de. Masadaki vazoya çarptı dirseği. Vazo tuzla buz olurken camın çıkarttığı tiz sese askerin kahkahası karıştı. İri yarıydı. Kafasındaki kaskla dürbün benzeri gözlükten, yalnızca [...]

By |Haziran 3rd, 2018|Öykü|

Çürük Balık Kokusu | Işıl Vural

"Çık ulan dışarı! Çıkkk!" Kırılan camın şangırtısı kesti kanattı geceyi. Eğlenceyi giyinmiş dar karanlık sokakların ışıklı makyajı, havaya karışan acıyı hemen yuttu. Cumartesi gecesi Beyoğlu cıvıl cıvıldı. Dudağının kenarından sızan kopkoyu öfke çenesini kırmızıya boyamıştı kadının. Sokaktan geçenler adımlarını hızlandırdılar. Tiksintili bir korku havaya karışıp tenhaya boyadı [...]

By |Mayıs 29th, 2018|Öykü|

Özlemek | Elif Çubuk

Hiç bir yere gidemem. Evime gider biramı içer uyurum. Zaten çok yorgunum, atamadım bu yorgunluğu kaç gündür. Çok şükür geldim. Nerede bu anahtarlar? Ufff… Zaten ne zaman buldum ki! Çanta, çanta değil Çarşamba pazarı! Hah, burada! Işık nerede? Aaaa, elektrikler mi kesik yoksa bu ne ya? Bir [...]

By |Mayıs 28th, 2018|Öykü|

Acımak | Başak Arslan

“Üşüdüm. Üşüdüm. Daldan elma düşürdüm. Elmamı yediler. Bana cüce dediler. Cücelikten çıktım…” deyip deyip gülerdik. Tekrar söylemeye başlardık sonra. Onu her gördüğümüzde hep aynı bölümü... Ta ki o evine girene, kapısını kapatana kadar. Sonraki gün bu sefer de: “Biz tam yedi cüceyiz. On dört kollu bir deviz. [...]

By |Mayıs 23rd, 2018|Öykü|

Anahtar | Ödül Eda Çakıcıoğlu

Çok kardeşli büyük, gri ve beton bir evin kızlarından biriyim ben. Paylaşmak zorunda da olsam bir odam, bana ait bir yatak, etrafımızda bizi gözleyen bakıcılarımız var. Seviliyorum bence. Kardeşlerim ayrı sever bakıcılarımız ayrı. Sanırım. Küçükten beridir bu gri, koca evin bahçesinde güzel oyunlar oynar, keyifli zamanlar geçiririz [...]

By |Mayıs 21st, 2018|Öykü|

Karar Anı | Deniz Pekgenç

Koridordaki, lacivert, deri kaplama gibi görünen sandalyeler doluydu, ayakta bekliyordu adının seslenilmesini, mübaşiri göz hapsine almıştı, aman olur ya, küçük harflerle konuşur da kaçırırsa ağzından çıkan o iki kelimeyi diye. Adam ufak tefekti, üzerinde ince siyah bir pantolon, mavi beyaz kareli bir gömlek, elinde etrafta bekleşenlerin kader [...]

By |Mayıs 13th, 2018|Öykü|

Çalınamayan Kalp | Dilek Şenol Orhon

Hava kapalı olduğu için gökyüzünde pek yıldız seçilmiyordu. Ay ise bulutların arasında şekilsiz bir parçasını gösteriyordu sadece. Murakami’nin romanlarında olduğu gibi ortam şartları sinirlerimin gerginliğine çanak tutmakla meşguldü. Etraf karanlıktı. Kapkaranlık. Zifiri... Kalabalık. Ama tenha... Sessiz. Ama, duyulmayan sesleri olan... Kendi ahenginde. Kendiminkinden başkasını duyamadığım sahipsiz kalp [...]

By |Mayıs 13th, 2018|Öykü|

Vapur Hikayesi | Zeynep Bilgin

Böyle güneşli günlerde alışılageldiği üzere güverte kalabalık... Merdivenin yanındaki sırada oturan yaşlı adamı hatırlıyorum. Birçok kez gördüm onu bu hatta. Zaten o da yılların alışkanlığıyla bakınıyor etrafına. Kafasının içinden geçen: “Nerede o eski İstanbul?” seslerini buradan duyabiliyorum. Yanındaki genç adam da duymuş olacak ki göz göze gelirsek [...]

By |Mayıs 6th, 2018|Öykü|

Gramofon | Deniz Pekgenç

Ben mi size yadigârım beyefendiden, siz mi bana yadigâr? Siz hanım efendiciğim, o vahim olayın ardından, bendenizi, pek bir bahtiyar ettiniz kıymetli odanızın başköşesine koymakla. Müteşekkirim. Ben ki, şimdilerde antika denen bir gramofonum, eli kolu olmayan bu bedbaht tahta kutum, bunca yıldır biçare yalnızlığınıza ortak olmak, sessizliğinize [...]

By |Mayıs 6th, 2018|Öykü|

Üç Vakit Önce Karanfil | Işıl Vural

Yüzüne çarpan soğuk rüzgarla yenilendi Diren. Yürüyen yerleri derman buldu. Yadigar’ın eline sımsıkı yapıştı. Balık pazarının çok renkli kalabalığı unutturdu küçüğe korkusunu. Altı yaşındaki minik el gevşedi, annenin avutan sıcaklığı içinde. Bir zamandır, her hafta geliyorlardı ihtiyar Rum kadının evine. Haftayı biliyor Yadigar, Pazartesi'yle başlıyor. Tam yedi [...]

By |Nisan 30th, 2018|Öykü|

Geçitopya | Deniz Pekgenç

-- Nasıl bilirdiniz? -- İyi bilirdik. Neyimi iyi bilirdiniz arkadaş? Neyimi gördünüz de iyi dersiniz? Otuz beş yıl yaşadım. Bu kadar. Bunun on yılı dövüşmekle, otuzdan sonrası monotonlukla geçti. Kalk, ayıl, işe git, işten kovul, eve gel, iç, televizyon başında sız, yat, uyu, kalk, iş ara, işe [...]

By |Nisan 10th, 2018|Öykü|

Küçük Çakal | Engin Parlakyıldız

Yılmaz'ın sağ omuzuna dokundu biri. Kafasını sol tarafına çevirerek ne olduğunu anlamaya çalışırken, sağ tarafa bıraktı sabah mahmurluğunu. Adam saçlarını geriye doğru taramıştı. Yılmaz, adamın ne istediğini anlamaya çalışırken karşısındaki gözlüğün çerçevesinin altın olup olmadığını düşündü. Aslında Yılmaz'ın tüm benliği bu düşünceyle doldu. Altın çerçeveli, pahalı ceketli [...]

By |Nisan 9th, 2018|Öykü|

Sevmiştir | Zeynep Bilgin

“Baban seni sevmiştir kızım!” “Babalar kızlarını hep böyle mi sever anne?” “Bilmiyorum ki güzel kızım. Ben babamı uzaktan severdim ama o beni sevdi mi hiç hatırlamıyorum. Bizim zamanımızda konuşulmazdı ki böyle şeyler. Biliyor musun ben babamla sohbet etmedim hiç… Babamı düşününce denizde iyice açılana kadar yüzüp herkesten [...]

By |Nisan 1st, 2018|Öykü|

Bir Kahkaha Kaçıyor Dudaklarımdan | Zeynep Eşin

Kuru dallara sardın beni, kundaktaydım. Uyuma uyan! Helal etmiyorum hakkımız olan hiç bir tümceyi, paylaşsınlar gözaltımızın mor halkalarını. Melek değiliz ki biz, iyi bile değiliz çamurdan bedenimiz. Bir ateş var kaburgamızın kavuşamadığı o yerde, biz’den esirgedikleri yağmuru yanaklarından toplayacağız. BİR KAHKAHA KAÇIYOR DUDAKLARIMDAN Çocukken nasıl da her [...]

By |Mart 27th, 2018|Öykü|

Aşkın Olasılıkları | Deniz Pekgenç

Dağınıktı yorgun yüreği, yaşlıydı özlem dolu gözleri, dertleşmek istedi. Kasabanın meydanında fırtına yeşili bir göl, ardında göğü yaran karlı dağlar, kenarında bir bahçe, içinde rengarenk tahta sandalyeler, küçük masalar, büyük ağaçlar. İçi gibi gri sandalyeyi çekti, oturdu karşısına heybetli bilge ağacın. Seviyorum, dedi. Öyle kuru kuruya seni [...]

By |Mart 18th, 2018|Öykü|

Betonya | Sema Saka

Donuk yüzlerle dolu alışveriş merkezinde kıyametler kopuyordu işte kopabildiği kadarıyla. Tek tonda atılan çığlıklar, yıkılan duvarlar, kırılan camlar, şoka girenler, dona kalanlar... Girdikleri şoku çabuk atlatanların ellerindeyse birer telefon, selfie çekilme çabası içinde olanlar mı dersin, yoksa instagramda “ben şok” etiketiyle dudak büzüştürüp hikaye paylaşanlar mı? Sıradan, [...]

By |Mart 18th, 2018|Öykü|

Son Üç Dakika | Zeynep Eşin

Beyninde yankılanan tıkırtı sesleriyle uyandı Leyla. Çapaktan birbirine yapışmış kirpiklerini yavaş yavaş açmaya çalıştı. Öylece karanlığa baktı bir süre, belli ki gün kendini geceye teslim etmişti, boynunda derin bir sızı hissetti. Sağ elini boynuna doğru kaldırdığı esnada, kolundaki acı ile uyku mahmurluğunu atıverdi. Acısına inat ellerini çıkaracağı [...]

By |Mart 12th, 2018|Öykü|

Tay Tay | Sema Saka

Gecenin körü denecek bir saatte, Şehmuz elindeki tornavidayı döndürdü de döndürdü. Son vida inat ediyordu deliğe girmemek için. Edepsiz seni… Bak gece gece nasıl uğraştırıyor beni! Açık alnında biriken boncuk gibi terleri, elinin sırtıyla sildi. Son bir gayretle, tornavidayı tekrar döndürüp vidanın inadını kırmayı başardı. Nihayet aylardır [...]

By |Mart 5th, 2018|Öykü|

Güneş Üşüdü | Işıl Vural

Dışarısı soğuktu, çok soğuk. Şubat soğuğu en acımasızıdır. Güneş ana hiç olmadığı kadar merhametsizdir bu ayda. O Şubat sabahı da, doğururken günü, çok sancı çekmişti güneş. Göğün en kırmızı en kanlı halini yırtıp doğmuştu. Bir bebek çığlığı Güneş’in son bitkin çığlığına karıştı. Kim doğdu, kim öldü, hava [...]

By |Şubat 26th, 2018|Öykü|

O Durakta Suzan’ı Beklerken | Candaş Koç

Mevsimlerden kış olmasına rağmen, hava o günlerde çok da soğuk değildi. İnsanın doğaya müdahalesi, mevsimlerin olağan gidişatını etkilemekteydi. Bu serin Perşembe akşam saatlerinde Tarlabaşı’nda bir durakta biri bordo montlu, diğeri gözlüklü iki adam bekliyorlardı.Birbirini tanımayan bu iki kişiden bordo montlu olanı, sigara üstüne sigara yakıyordu. Sabırsızlığı, sigaradan [...]

By |Şubat 21st, 2018|Öykü|