ÖYKÜHANE 2018-05-23T10:58:33+00:00

Tay Tay | Sema Saka

Gecenin körü denecek bir saatte, Şehmuz elindeki tornavidayı döndürdü de döndürdü. Son vida inat ediyordu deliğe girmemek için. Edepsiz seni… Bak gece gece nasıl uğraştırıyor beni! Açık alnında biriken boncuk gibi terleri, elinin sırtıyla sildi. Son bir gayretle, tornavidayı tekrar döndürüp vidanın inadını kırmayı başardı. Nihayet aylardır [...]

By | Mart 5th, 2018|Öykü|

Güneş Üşüdü | Işıl Vural

Dışarısı soğuktu, çok soğuk. Şubat soğuğu en acımasızıdır. Güneş ana hiç olmadığı kadar merhametsizdir bu ayda. O Şubat sabahı da, doğururken günü, çok sancı çekmişti güneş. Göğün en kırmızı en kanlı halini yırtıp doğmuştu. Bir bebek çığlığı Güneş’in son bitkin çığlığına karıştı. Kim doğdu, kim öldü, hava [...]

By | Şubat 26th, 2018|Öykü|

O Durakta Suzan’ı Beklerken | Candaş Koç

Mevsimlerden kış olmasına rağmen, hava o günlerde çok da soğuk değildi. İnsanın doğaya müdahalesi, mevsimlerin olağan gidişatını etkilemekteydi. Bu serin Perşembe akşam saatlerinde Tarlabaşı’nda bir durakta biri bordo montlu, diğeri gözlüklü iki adam bekliyorlardı.Birbirini tanımayan bu iki kişiden bordo montlu olanı, sigara üstüne sigara yakıyordu. Sabırsızlığı, sigaradan [...]

By | Şubat 21st, 2018|Öykü|

Öz | Deniz Pekgenç

-- Bebeğimi bana geri ver! O benim bebeğim, çek ellerini üzerinden lütfen, lütfen, lütfen! Kapkara kıvırcık tüylerinden derisi görünmüyordu. Beyaz atleti lekeli, ağzını her açtığında leş bir sarımsak kokusu, sucuk parmaklarıyla bebeği sıkmış, bebek ağlıyor, Egerya çaresiz! Ancak ağlayabiliyor, rica ediyor, yalvarıyor. Ona kibar olması öğretilmişti hem [...]

By | Şubat 11th, 2018|Öykü|

Yelkovan | Engin Parlakyıldız

Gözyaşlarıyla ıslanmıştı Niko. Annesinin canı, kıymetlisi… Ahşap kapının ardında kalmıştı babasının rakılı nefesi. Annesinin inlemeleri duyulmaz olana kadar yürüdü, küçük ayaklarının zar zor sığdığı kaldırımlarda. Ahşap evlerin güven kokusu kaybolmuştu betondan çarşının içinde. Adımları, onun gidebileceği en uzağı belirlemişti. Genişçe kaldırımların kalabalığı, görmezden geldikçe büyüdü Niko’nun gözyaşları. [...]

By | Şubat 11th, 2018|Öykü|

Peri Masalı | İlhami Özdemir

Akşam olmuştu. Gösterinin başlamasına az bir zaman kalmıştı. Salon tıka basa izleyiciyle doluydu. Uzun zamandan beri beklenen bu gösteriyi ortalama iki bin kişi izleyecekti. Şehrin ileri gelenlerinin de içinde olduğu bu büyük kalabalığın fısıldaşması bile büyük bir uğultuya sebep oluyordu. En ön sıralardan yaşlıca bir adam yanındaki [...]

By | Şubat 4th, 2018|Öykü|

Bir Kuş Kanatlanır Bin Kuş Uçar | Meltem Akadur

Tam önünde oturuyordu o sırada, otobüs aniden frene basıp da içindeki yolcular tepe taklak olduğunda. Oysaki bundan üç sene evvel biliyordu bugünün geleceğini. Daha o gün söylemişti, eski fabrikanın deposunda ilk karşılaştıkları zaman. -- Seni nasıl tanıyacağım bir dahaki sefere, bana adını söyler misin? -- Anlayacaksın. Benim [...]

By | Şubat 4th, 2018|Öykü|

Küçük Kıyamet | Ece Çeçen

Oldukça soğuk ve karanlık bir kış akşamıydı ve hayır, o gün güneş hiç açmamıştı. Ölmeye yeminli herkes gibi geçmişti sokakları. Emin, kararlı adımlarla yürüdü. Caddeye çıkan bütün yollar bittiğinde son olmasını dileyerek baktı etrafa ve fırladı caddenin ortasına doğru. Evet, her şey bir anda olmuş, farların titrek [...]

By | Ocak 30th, 2018|Öykü|

Ölüm Meleği | Sema Saka

Tık tık tık tık.. Tık tık tık tık.. Öyle dalmıştı ki sesle birlikte irkildi. Kafasını okuduğu kitaptan tedirginlikle kaldırıp, pencerenin camına doğru döndürdü hızlıca. Tıknazca bir serçe, kalın gagasıyla cama vurup, kendince selam veriyordu. Allah canını almasın senin kuş kere! Ben de katil kitaptan çıkıp yanıma geldi [...]

By | Ocak 28th, 2018|Öykü|

Bas Paylaş Sallan Yuvarlan | Deniz Pekgenç

Fotoğrafta üzüm, peynir, galeta var, bi’ şarap eksik! Birden öfkeleniverdi. -- Bir şeyi de tam yap ya! Bir şeyi de tam yap! Bari basmasaydın, “paylaş”a ne basıyorsun! Kendi kendine konuşmayı alışkanlık haline getirmişti son, hım, nereden baksan dört beş aydır. İlaçlardandı hep, hormon yüklemesinden. Hastalığı yetmezmiş gibi, [...]

By | Ocak 21st, 2018|Öykü|

Ayrık Otu | Sema Saka

Sabahın köründe ısrarla çalan kapı zili.. Dün Madam öldü, bugün de yangın var galiba!Kapıyı açınca donuk bakışlı iki çift gözle karşı karşıya kaldı Selim. Neyseki yangın yoktu. Yan daireden yayılan ölüm sessizliğinin soğuğuna bağladı bu donuk bakışları da. Başına gelecekleri baştan bilseydi, o zil çalmaktan patlasa da [...]

By | Ocak 14th, 2018|Öykü|

Kapıdaki Papatya Falı | Deniz Pekgenç

Zırrrr!! Çalan telefonu duymazdan geldi, ne de olsa tek arkadaşından başkası olamazdı. O da zaten bir on dakika sonra dayanamaz yine arardı. Bu saatte arıyorsa kesin ya dedikodu yapacak malzeme geçmişti eline ya da erkek arkadaşıyla kavga etmiş olabilirdi. Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar, Yeryüzünde sizin kadar yalnızım. [...]

By | Ocak 14th, 2018|Öykü|

İki Tek Terlik | Gülbin Demirhan

Bulutlar geziyor gökyüzünde. Bir puslu gri, bir safran sarı… Arada çıkan güneş bile rahatlatmıyor onu belli ki. Gözleri evin duvarlarında geziyor telaşla. Ne yapmak için olduğunu bilmeden fırlıyor yerinden, mutfağa gidiyor. Dolap kapaklarını açıp kapatıyor. Belli ki aradığını bulamıyor. Gözü hala dolapta, bir bardak su koyup içmeyi [...]

By | Ocak 8th, 2018|Öykü|

Alo Kanka | Sezgin Özaytekin

- Alo.. Kanka ... Kuziş.. Bak gelirsem yanına bozarım façanı. Duydun mu, anladın mı, kapiş? Ne demek ulan benim numaramı bloklamak ... - Ne demek bloklamadım. Sordum bizim güvenlik Hüsam’a , "bloklanmışın sen abi" dedi. - Sus, konuşma Güvenlik Hüsam’dan daha iyi mi bileceksin! O bizim bütün [...]

By | Aralık 24th, 2017|Öykü|

Kirlenseydi Bu Ev | Ece Çeçen

Duyduklarından hoşlanmayan her insanın sergileyeceği bir tavırla ekşitti çocuk suratını. Bütün anlamsızlığı ile elinde sallanaduran kaşığı fırlatıp indi oymalı ahşap sandalyenin tepesinden. Zaten o sandalyeden hep nefret etmişti. Çocuk sırtının kamburuna biraz daha kambur ekleyen iskeletinden, kıçına kıçına batan fırlamış kenarlıklarından, eski yüzlü pis döşemesinden... Hep nefret [...]

By | Aralık 17th, 2017|Öykü|