ÖYKÜHANE 2018-05-23T10:58:33+00:00

Ben | Zeynep V.

Ben kendi halinde yaşayan mazbut orta yaşlı teyze de değilim, gençlere heves edip kendini yirmilik sanan hafif çatlak abla da. Komşularla tüm alış-verişim biraz güler yüz, birkaç günaydın ve sağ olun iyiyim olduğu için beni sahiplenip öyle isimler takamadılar. Yani takamamışlar. Mesafemle gözlerini korkutuyor ama nezaketimle [...]

By | Ağustos 10th, 2017|Öykü|

Yasak Hayal Yoktur | Deniz Pekgenç

Topu topu yedi yaşındaydı. Yedi yaşın yedisini de, yazın yeşile kayan, kışınsa toprakla bir olan çimlere uzanıp ya da ağaç dallarından gökyüzüne bakarak geçirmişti. Ağaç çoktu bahçede. Önceleri onlarla kavga etmişti bolca. Dalları ve dört bir yana açtıkları yaprakları yüzünden, Mesut, gökyüzünü göremez hale geliyordu baharlarda. [...]

By | Ağustos 10th, 2017|Öykü|

Deniz Fenerinin Kurşun Askeri | Zeynep V.

Deniz Fenerinin Kurşun Askeri   “Her seferinde, elimizdeki parçaları yeniden ve kendi icat ettiğimiz bir ‘puzzle’ gibi dizip, yeniden oluşturduğumuz ‘gerçeğe’ şaşırarak bakıyorduk işte…” -Ercan Kesal, Evvel Zaman   Sodası boşalmış bardağın dibindeki limon dilimini çıkarıp yerken kafamda dönüp duranlar limonun kendisinden daha ekşi. Pek güneş [...]

By | Ağustos 10th, 2017|Öykü|

Bir Fincan Ihlamur | Özge Ç.

Yağmur ha yağdı ha yağacak, hava iyice kapandı. Böyle günlerde fena olurum, kasvet basar içimi. Hayırlara vesile olsun derdi babaannem, olsun da böyle havalardan kime hayır gelmiş? Evin içi bile karanlık, mecburen ışığı açtım. Melahat Hanım görseydi kesin laf ederdi gündüz vakti lamba mı yakılırmış, idareli [...]

By | Ağustos 10th, 2017|Öykü|

Raylarda Ansızın Değişir Manzara | Deniz Pekgenç

Aylardan Eylül, günlerden Pazartesi, saat güneşin doğumuna bir kala, Sultan vagonda. Üç tespih, iki geviş, iki balgam ve bir horlama, vagondaki orkestra. İçerideki sesler dışarısıyla tezat, az sarı az yeşiliyle dökülen yapraklar ne de güzel eşlik ediyor hafifçe esen ılık rüzgara oysa. Kahverengiden hallice sert oturak, [...]

By | Ağustos 9th, 2017|Öykü|