Bu ses,
Bir uzak diyar nefesi.
Tanınmışlığı işliyor bilincime,
Örgü örgü.
Asabı bozulmuş sabahların,
Bir ince sızı güneşte.

Bu ten,
Bir uzak diyar örtüsü.
Giyinmişliğim geliyor hatrıma,
Kesik kesik.
Ve çillenmiş yıllar yanaklarında,
Kavuşmuş bir özlem misali,
Kokun.

Bu yüz,
Bir uzak diyar masalı.
Kovulmuşluğu tutuyor elimden,
Sıkı sıkı.
Üstelik yasaklanmış bir türkü gibi,
Kırgın.

Bu oda,
Bir uzak diyar günlüğü.
Kafamın içinde hatrı sayılı dertler hala,
Satır satır.
Ve yüzümde saklı sayılı günler,
Tılsımlı bir gülüş gibi,
Işıldayan.