Postacı | Başak Arslan

By | 2018-07-24T10:05:05+00:00 Temmuz 24th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , |

“Yeter abla! Benden bu kadar. Artık kendine yeni bir postacı bul.” Her seferinde söylene söylene getirirdi mektuplarımı Ceyhun. Bu son diye de alıp götürürdü. Kimi gün gazoz, kimi gün horoz şekeri, kimi gün de leblebi tozuna tav olurdu. On dokuz yaşımdaydım. Ortaokul bittiğinden beri iki sokak ötemizde oturan Bülent’le mektuplaşırdık. Getir götür işlerini de benden sekiz [...]

Beddua | Başak Arslan

By | 2018-06-05T21:16:44+00:00 Haziran 5th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , |

Teyzem ayağını bir yukarı bir aşağı sallayarak: “Sırtını bit yesin, ekmeğini it yesin Nusret” diyor. Ne zaman çok sinirlense ayağını hep böyle sallar, sallar, sallar... Bedduaları ardı arkasına sayar, sayar, sayar... Öyle çok sallar ve sayar ki gidip ayağını tutmak, kollarından sarsmak, sallama artık diye bağırmak gelir içimden. Teyzem iki senedir bizimle yaşıyor. Yaşıyor dediğim ara [...]

Acımak | Başak Arslan

By | 2018-05-23T07:47:21+00:00 Mayıs 23rd, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , , |

“Üşüdüm. Üşüdüm. Daldan elma düşürdüm. Elmamı yediler. Bana cüce dediler. Cücelikten çıktım…” deyip deyip gülerdik. Tekrar söylemeye başlardık sonra. Onu her gördüğümüzde hep aynı bölümü... Ta ki o evine girene, kapısını kapatana kadar. Sonraki gün bu sefer de: “Biz tam yedi cüceyiz. On dört kollu bir deviz. Var mı bize yan bakan hey yan bakan...” Bu [...]