Ol | Elif Ahi

By |2019-09-02T09:54:36+00:00Eylül 2nd, 2019|Categories: Şiir|Tags: , , , , , |

kalbimde evlerde yerler sarsıldı gökler asıldı yürekler çoğaldı dertler dillerde nemlendi iftiralar kurudu göğe değen bakışlar sevindi yere serilen bacaklar öpüldü tazesi kondu sevginin tabaklara yıllanmış şaraplar atıldı çöpe kulaktan kulağa bir oyun oynandı kimse anlatmadı kimse anlamadı konuşan dil yarası konuşmayan bin pişman sırası kabul et dert dünyası gönül yarası sus söyleme canın turası yok [...]

Mendil | Elif Ahi

By |2019-06-24T06:48:30+00:00Haziran 24th, 2019|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , |

-- Arabanı sileyim mi abla? Mendil alır mısın abla? -- Adın ne senin? -- Bilmiyorum. -- Ne demek bilmiyorum çocuğum, annen baban yok mu? -- Bilmiyorum. -- Ah çocuk... Yorgun güzelliğinin altında kaç ilham yatar? Yoksa gizemin çoktan döküldü mü? Çoktan döküldü mü yeryüzüne gökyüzün? Kimedir nefretin? Kimedir sırrın? İçi görünmez derinin altında kaç yara iyileşir? [...]

Tavuk | Elif Ahi

By |2019-06-07T11:57:49+00:00Haziran 7th, 2019|Categories: Şiir|Tags: , , , , |

Yarım damlayla testi dolmaz, Değer bilmeyenle ömür geçmez. Ne ararsan kalbin içinde, Yüzün, gözün kara çıkmaz. Eden bulur yaptığını, Çalan, yakar vicdanını. Hep okursan bir çift gözüm, Söylemeye hazır bir çift sözün. Gel, gelme gönül boş söyleme… Çalsın saz, asılsın kaz, getirin bana tavukları...

Tılsım | Elif Ahi

By |2019-03-31T17:53:12+00:00Mart 31st, 2019|Categories: Şiir|Tags: , , |

Bu ses, Bir uzak diyar nefesi. Tanınmışlığı işliyor bilincime, Örgü örgü. Asabı bozulmuş sabahların, Bir ince sızı güneşte. Bu ten, Bir uzak diyar örtüsü. Giyinmişliğim geliyor hatrıma, Kesik kesik. Ve çillenmiş yıllar yanaklarında, Kavuşmuş bir özlem misali, Kokun. Bu yüz, Bir uzak diyar masalı. Kovulmuşluğu tutuyor elimden, Sıkı sıkı. Üstelik yasaklanmış bir türkü gibi, Kırgın. Bu [...]

Ben Bir Katilim | Elif Ahi

By |2018-06-26T18:57:20+00:00Haziran 26th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , |

Sessiz bir sokaktayım. Ürkütmüyor eskisi kadar beni bu karanlık caddeler. Alıştım berduşluğa, şerefimi kaldırım taşı gibi yere sabitledim. Namussuz bir adam oldum, güle güle günah işledim. Canımı hissedemez oldum, Yaradan’ın verdiği canı hissizleştirdiğimden. Güneşten önce doğuyorum gökyüzüne, ama o da aydınlanınca tanımıyor beni. Sisli bir ormandayım. Normal bir insan gibi karşılanmadım. Çünkü piknik yapmaya gelmedim buraya. [...]