Tinder Crush | Elif Çubuk

By | 2018-08-06T17:59:59+00:00 Ağustos 6th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , |

Kötü cadının, iğne yapraklı ormanının dehlizlerine sakladığı karlar ülkesinin kaybolmuş prensesi gibi uzaklardan beni çağırıyor gözlerin… Büyülendim… İçerisi çok kalabalık, adım atmak bile zor. Selin’i izleyerek bara ulaşmaya çalışıyorum. Uğraşlar sonucunda içkilerimizi alabiliyoruz. -- Ne kadar kalabalık burası böyle ama doğru dürüst tip yok. O kadar da övmüşlerdi burayı. -- Daha yeni geldik hemen karar verme… [...]

Postacı | Başak Arslan

By | 2018-07-24T10:05:05+00:00 Temmuz 24th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , |

“Yeter abla! Benden bu kadar. Artık kendine yeni bir postacı bul.” Her seferinde söylene söylene getirirdi mektuplarımı Ceyhun. Bu son diye de alıp götürürdü. Kimi gün gazoz, kimi gün horoz şekeri, kimi gün de leblebi tozuna tav olurdu. On dokuz yaşımdaydım. Ortaokul bittiğinden beri iki sokak ötemizde oturan Bülent’le mektuplaşırdık. Getir götür işlerini de benden sekiz [...]

Bir Tuhaf Hüzün Saklı Gözlerinde | Nil Aylin Aydın

By | 2018-06-17T23:49:13+00:00 Haziran 17th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , , , |

Sabahın beşi, yatağında bir sağa bir sola dönüyor adeta debeleniyordu Hasan. Bir soğuk ter boşalıyordu boynundan sırtına doğru, ince erimiş bir buz gibi. Yarı uyumak ile uyumamak arasında bir gel git. Ne olduğunu kendi de bilmiyordu. Yatağından doğruldu, başucunda duran ağzı çay tabağı ile kapalı bardağından bir yudum su aldı. Aldı almasına da, zor yutkundu o [...]

Beddua | Başak Arslan

By | 2018-06-05T21:16:44+00:00 Haziran 5th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , |

Teyzem ayağını bir yukarı bir aşağı sallayarak: “Sırtını bit yesin, ekmeğini it yesin Nusret” diyor. Ne zaman çok sinirlense ayağını hep böyle sallar, sallar, sallar... Bedduaları ardı arkasına sayar, sayar, sayar... Öyle çok sallar ve sayar ki gidip ayağını tutmak, kollarından sarsmak, sallama artık diye bağırmak gelir içimden. Teyzem iki senedir bizimle yaşıyor. Yaşıyor dediğim ara [...]

Kaos | Deniz Pekgenç

By | 2018-06-03T22:16:55+00:00 Haziran 3rd, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , , , |

Tabancayla göz göze gelince kollarını havaya kaldırdı. Bilinçsiz bir hareketti. Korkudan ya da ne yapacağını bilemediğinden ya da sırf, filmlerde öyle gördüğündendi belki de. Masadaki vazoya çarptı dirseği. Vazo tuzla buz olurken camın çıkarttığı tiz sese askerin kahkahası karıştı. İri yarıydı. Kafasındaki kaskla dürbün benzeri gözlükten, yalnızca geniş ağzı gözüken esmer tenli asker, yanında çekmeceleri çekip [...]

Çürük Balık Kokusu | Işıl Vural

By | 2018-05-29T22:09:40+00:00 Mayıs 29th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , |

"Çık ulan dışarı! Çıkkk!" Kırılan camın şangırtısı kesti kanattı geceyi. Eğlenceyi giyinmiş dar karanlık sokakların ışıklı makyajı, havaya karışan acıyı hemen yuttu. Cumartesi gecesi Beyoğlu cıvıl cıvıldı. Dudağının kenarından sızan kopkoyu öfke çenesini kırmızıya boyamıştı kadının. Sokaktan geçenler adımlarını hızlandırdılar. Tiksintili bir korku havaya karışıp tenhaya boyadı her yeri. Genç bir kadın sadece, onun da Gülnar'a [...]

Özlemek | Elif Çubuk

By | 2018-05-28T23:10:47+00:00 Mayıs 28th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , , , |

Hiç bir yere gidemem. Evime gider biramı içer uyurum. Zaten çok yorgunum, atamadım bu yorgunluğu kaç gündür. Çok şükür geldim. Nerede bu anahtarlar? Ufff… Zaten ne zaman buldum ki! Çanta, çanta değil Çarşamba pazarı! Hah, burada! Işık nerede? Aaaa, elektrikler mi kesik yoksa bu ne ya? Bir bu eksikti, nerede şu telefonun ışığı? Neyse, moral bozmaya [...]

Acımak | Başak Arslan

By | 2018-05-23T07:47:21+00:00 Mayıs 23rd, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , , |

“Üşüdüm. Üşüdüm. Daldan elma düşürdüm. Elmamı yediler. Bana cüce dediler. Cücelikten çıktım…” deyip deyip gülerdik. Tekrar söylemeye başlardık sonra. Onu her gördüğümüzde hep aynı bölümü... Ta ki o evine girene, kapısını kapatana kadar. Sonraki gün bu sefer de: “Biz tam yedi cüceyiz. On dört kollu bir deviz. Var mı bize yan bakan hey yan bakan...” Bu [...]

Anahtar | Ödül Eda Çakıcıoğlu

By | 2018-05-21T15:11:56+00:00 Mayıs 21st, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , |

Çok kardeşli büyük, gri ve beton bir evin kızlarından biriyim ben. Paylaşmak zorunda da olsam bir odam, bana ait bir yatak, etrafımızda bizi gözleyen bakıcılarımız var. Seviliyorum bence. Kardeşlerim ayrı sever bakıcılarımız ayrı. Sanırım. Küçükten beridir bu gri, koca evin bahçesinde güzel oyunlar oynar, keyifli zamanlar geçiririz kardeşlerimle. Ama ne var ki bir gariplik var bende. [...]

Karar Anı | Deniz Pekgenç

By | 2018-05-13T22:28:11+00:00 Mayıs 13th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , , , |

Koridordaki, lacivert, deri kaplama gibi görünen sandalyeler doluydu, ayakta bekliyordu adının seslenilmesini, mübaşiri göz hapsine almıştı, aman olur ya, küçük harflerle konuşur da kaçırırsa ağzından çıkan o iki kelimeyi diye. Adam ufak tefekti, üzerinde ince siyah bir pantolon, mavi beyaz kareli bir gömlek, elinde etrafta bekleşenlerin kader kağıdı bir liste, mübaşirlerin üniforması yok muydu? Herhalde bu [...]

Çalınamayan Kalp | Dilek Şenol Orhon

By | 2018-05-14T22:45:39+00:00 Mayıs 13th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , , , |

Hava kapalı olduğu için gökyüzünde pek yıldız seçilmiyordu. Ay ise bulutların arasında şekilsiz bir parçasını gösteriyordu sadece. Murakami’nin romanlarında olduğu gibi ortam şartları sinirlerimin gerginliğine çanak tutmakla meşguldü. Etraf karanlıktı. Kapkaranlık. Zifiri... Kalabalık. Ama tenha... Sessiz. Ama, duyulmayan sesleri olan... Kendi ahenginde. Kendiminkinden başkasını duyamadığım sahipsiz kalp atışları gibi. Yüzündeki bu deli ifadeyi daha önce defalarca [...]

Gramofon | Deniz Pekgenç

By | 2018-05-06T20:37:19+00:00 Mayıs 6th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , , |

Ben mi size yadigârım beyefendiden, siz mi bana yadigâr? Siz hanım efendiciğim, o vahim olayın ardından, bendenizi, pek bir bahtiyar ettiniz kıymetli odanızın başköşesine koymakla. Müteşekkirim. Ben ki, şimdilerde antika denen bir gramofonum, eli kolu olmayan bu bedbaht tahta kutum, bunca yıldır biçare yalnızlığınıza ortak olmak, sessizliğinize deva olmak için bekleyen taş plaklarımla ne kadar yol [...]

Üç Vakit Önce Karanfil | Işıl Vural

By | 2018-04-30T22:08:30+00:00 Nisan 30th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , , , , |

Yüzüne çarpan soğuk rüzgarla yenilendi Diren. Yürüyen yerleri derman buldu. Yadigar’ın eline sımsıkı yapıştı. Balık pazarının çok renkli kalabalığı unutturdu küçüğe korkusunu. Altı yaşındaki minik el gevşedi, annenin avutan sıcaklığı içinde. Bir zamandır, her hafta geliyorlardı ihtiyar Rum kadının evine. Haftayı biliyor Yadigar, Pazartesi'yle başlıyor. Tam yedi tane yatıcaz kalkıcaz oluyor. Allah baba bir sürü bir [...]

Geçitopya | Deniz Pekgenç

By | 2018-04-10T16:09:57+00:00 Nisan 10th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , , , , , , , , |

-- Nasıl bilirdiniz? -- İyi bilirdik. Neyimi iyi bilirdiniz arkadaş? Neyimi gördünüz de iyi dersiniz? Otuz beş yıl yaşadım. Bu kadar. Bunun on yılı dövüşmekle, otuzdan sonrası monotonlukla geçti. Kalk, ayıl, işe git, işten kovul, eve gel, iç, televizyon başında sız, yat, uyu, kalk, iş ara, işe git, iç, kalk, kovul, iç, sevin, iç, üzül, iç, [...]

Küçük Çakal | Engin Parlakyıldız

By | 2018-04-09T00:35:41+00:00 Nisan 9th, 2018|Categories: Öykü|Tags: , , , , , , |

Yılmaz'ın sağ omuzuna dokundu biri. Kafasını sol tarafına çevirerek ne olduğunu anlamaya çalışırken, sağ tarafa bıraktı sabah mahmurluğunu. Adam saçlarını geriye doğru taramıştı. Yılmaz, adamın ne istediğini anlamaya çalışırken karşısındaki gözlüğün çerçevesinin altın olup olmadığını düşündü. Aslında Yılmaz'ın tüm benliği bu düşünceyle doldu. Altın çerçeveli, pahalı ceketli ve saçlarını geriye doğru taramış geniş alınlı adam otobüs [...]