Okudukça, Kitapları İnsanlardan Daha Çok Seviyorum | Fulya Engin

“Okudukça, Kitapları İnsanlardan Daha Çok Seviyorum”

Tebrikler!

Kitapları kim yazıyor peki? Zombiler mi?

O sevdiğin şey bir başkasının ruhunun, aklının derinliklerinde gezinmek, bir insanın duyarlılığına, hayal gücüne, söz söyleme becerisine hayranlık olabilir mi?

Fahişelerin, evsizlerin, alkoliklerin, düşmüşlerin, akıl hastalarının, sokakta yaşayan uyuşturucu bağımlılarının toplumlar arınsın diye kendilerini feda etmiş kimseler olduğunun ve buna karşı bilincinin tamamen uykuda olduğunun farkında mısın? Çift camlı evlerinde oturan sakinlerin hiç mi payı yoktur bunlarda? Mutfağından dışarı bakan bir hanım, sokağındaki tinerciden ürker, yabancılık hisseder, irkilir. Oysa o sokakta sürüklenen tinercide onun da payı vardır, o çocuklar, o düşmüşler, o fahişeler hepimizin gerçeğidir. İçimizdeki kir görünsün diye çekerler onca acıyı. Bunu düşündün mü hiç? Kitaplar bu gerçeği en güzel şekilde görünür kılar. Mutfak perdesini çekip gittiğin kadar kolay gidemezsin çünkü bir kitaptan… Okurken tanıklık ettiğin tüm o karakterler aracılığı ile kıyıda köşede kalmış unutulmuş hikayelere (insanlara) yakınlaştırılırsın. Dünyada ne varsa olup biten, her birinin insana dair şeyler olduğunu anlarsın, kendi payını düşünür, bağışlanacak ya da böbürlenecek bir şey olmadığını ayarsın.

Her şey, seni sana göstermek içindir. Her şey, kendini görmen için. Her insan birçok insandan yapılır ve hepsinin özü ‘İnsan’dır.

Ve bir kitap bir insanın sadece bir insan olduğunu bize anımsattığı için… Öncesinde iğrendiğin bir dilenciyi, sonrasında ben gibi saracak/görecek gücü sana aşıladığı için kıymetlidir en çok. Bizi bize, yani insanı insana yaklaştırdığı, anlattığı için bizi bu kadar etkiler kitaplar.

Kitap, bir insanın kendisine başka bir insanı, acı bir ilaç gibi enjekte edişidir. Nasıl insanları değil, kitapları daha fazla seviyor olabilirsin ki? O zaman git bir kağıda rastgele sözcükler yaz, üzerine bolca mürekkep dök ve onu sev. Niye böyle yapmıyorsun? Marifet kağıtta mı? Okuyan bir insan bunu nasıl söyler, anlamakta güçlük çekiyorum. Tüm edebiyat siteleri nasıl bu cümleyi paylaşır? Ansiklopedi’den de etkilenirdin o kadar marifet kitapta olsa! Parklarda ansiklopedi ya da eczacılık terimlerini okuyup içlenen insan görmüyorsun değil mi?

Her kitap bir insandır. Ardında bir insanı taşır. Her kitap birçok insandan yapılır, birçok insanı, halleri anlatır. Bu yüzden etkilidir onlar. Bazı yalnız insanların insana karışma eylemidir okumak evet. Çünkü insan evladı daima başka bir insan evladına, yani kendine özlem duyar. Kendini anlamaya, kendini bilmeye, anlamlandırmaya, sevmeye, sarmaya, görmeye… Bunu da en kolay bir başkasının yardımı ile yapar. İnsanın kitapları okudukça, insanları daha az sevmesi, olsa olsa yaşadığı psikolojik arazların ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesi olabilir. İnsan içine karışacak gücü bulamadığının göstergesidir bu söylem. İnsanların kötü olduğunun değil. Kitabı daha çok sevdiğini söyleyenin bastırılmış özlemini gösterir en fazla…

Düşün. Her şeyi kayıt ederek öğrendin. Tıpkı bir maymun gibi taklit ettin anneni, babanı, kardeşini. Sözcüklerin onların, şartlanmaların onların, dünyayı onlar ve daha sonra toplum üzerinden algıladın. Sen ailenden ve toplumdan ayrı bir şey değilsin. Kim olursan ol, değilsin! Onlardan ayrışma ancak bu gerçeği fark ettikten sonra başlayabilir bir insan için.

Sence de artık, sendeki onlar, üzerine düşünme vakti gelmedi mi? Hikayene bir de o perspektiften bakma? Kendini bilme? Kendini yaşama vakti?

Bunun için iki şeye ihtiyacın var. Aklına ve kalbine.

About the Author:

avatar
Bu içerik, ‘Konuk Yazan’ tarafından yaratılmıştır. Teneffüshane'ye konuk olan dostlarımızın yazı ve paylaşımları “Konu Komşu” adıyla sitemizde yayınlanmaktadır. Siz de yazınızın Teneffüshane'de yayınlanmasını isterseniz öykü, atipik yazı, kültür-sanat-seyahat yazılarınızı ve şiirlerinizi bilgi@teneffushane.com ve editor@teneffushane.com adreslerine gönderebilirsiniz. Editör onayından geçen yazılarınız Teneffüshane'de yayınlanacaktır. Keyifli okumalar!

Leave A Comment

%d blogcu bunu beğendi: